İhanetin Son/baharı
Kelimeler yine kırık harfler sonbaharı gösteriyor
İhanetler savruluyor şehrimin göbeğine
Yalnızlık dizboyu giden dönmüyor
Sözler saldırıyor kalemime
Dökülmüyor yaprak yaprak
Sonbaharı hatırlatıyor gözlerin
Vakti değil sözlerimin
Gizleniyor
Sen/sizliğe....
//Sarhoş olmuş zamanda
Kararıyor güneşim,
Kuruyor, bitiyor, geçiyor ömür
Yollarında//
Korkak bir şairin mısralarından
Neler dökülebilir ki;
Yazdıkça sonu olmayan şiirler mi
kaybolan kelimeler mi
Tecavüze uğramış sözler mi
Dolu gözlere, karışan harfler mi?
Oysaki;
Bakışındaki, gülüşündeki sıcaklığı
Çizmedim duvarlara,
Yıkılması gereken en son duvardı
İntihar etmemeliydi yüreğin
Kırılıyor kalemim seni gördükçe
Saçlarında ayrılığı taç yaparken
Sararıyor ellerin.
Bugüne yarına düne ihanet ettikçe.
Uçar mı kuşlar
Sen/sizliğe...
Çırpınıyor daldaki yaprak
Savruluyor ayrılığa, lal oluyor dallar
Son/baharı yaşıyor
İhanete uğramış güzel şehrim.
İST. 12.10.2011
"Bilinmedik bir hüzün var içimde, bir gariplik.
Anladım ki, ya ben fazlayım bu şehirde ya da biri eksik".