Johanna
Sevgili Johanna hatırlar mısın,
Tavernaların tatlı mey gecelerinde
Uzun saçlı Chopin,
İşte gördüğünüz gibi, burada gençliğimi tükettim.
Burada sarhoşluğun ve sevmenin başlangıcını tattım.
Burada düşmanlarla çarpışıp,
Dostlarla gülüp ağladım
Ve burada gömüldüm diyen sözlerini?
Sevgili Johanna anımsar mısın,
Al Hazm'da
Bir ressamın makberinin üstündeki çan çiçeklerine,
Sanatımın şavkı gözlerini kamaştırdıği için,
Paletlerime Guaşımı döktüler.
Ama şu gördüğünüz manzaraları
Çizmekten alıkoyamadılar diye anlattığını?
Sevgili Johanna yâdına düşer mi hiç,
Antofagasta'da bir öğrencinin
Defterlerimi, kitaplarımı yakıp,
İstediklerini yazıp, okuyum diye,
Başkalarını sunmuşlardı.
Ama ben, Puerto San Julian gibi,
Kendi kitaplarımı okuyup, kendi defterlerime
Kendi düşümcelerimi yazdım dediğini?
Sevgili Johanna aklına gelir mi hiç,
Deyr'de din adamının biri
Vaazında
İnsan kolayca sevmesini bildiği kadar,
Kötüleri affetmesini de bilmelidir diye
seslendiğin de,
Biz ne kötülük,
Ne de af tanırız diyerek haykırdığımızı?