Kadın
Bir oda biliyorum bütün yüzler sararmış mavi
Çıplaklığı utancından giyinen tanımadığı adamlara hazırlanan
Ne zaman adım zikredilse mecburiyetten
İçimin harman yerlerinde bir yel gibi durur durur ağlardım
__Ay doğuyor gizli bir buğday çimlenişi körfezde
Orda uzamış hatıralar gibi uzardı okaliptus tüneli
Orda ağız ağza ısırmalar gibi terk edilmiş çok uzak bir gün
__Yakamozlar üşüyor ayın eteklerinde
Ey geviş getiren ruh!
Ey yokluğun tekrarı!
Kuşkusu alçalmışlığın!
Bir çağ üzülür söz evinde, dinmiş bir eflatun, o kirli roman,s
Ay söner bir hırıltı ışır kentte aah nerde olsaydım.
Kim bakıyor mutfağın penceresinden?
Saçılmış bir kadının duvar aynasında öcü
Üşümüş açlıktan büyüdüğünce
Eril hane önlerinin önünde sürüklenir hep telaş
Gelecek atında atında mahmuzlanmış bir kadife silindir
Bütün tövbeleri tapınacak bir adam
Varsa yalnızlığı kırılarak kalça kalça iniyor
Hangi düşe devrildiğini hiç kimse bile bilecek
Kim bakıyor mutfağın penceresinden?
İçinde bütün dudakları aralık bir orospu efsane
Dış kanatlarını çırpıyor
Altına alınmış ben
Silme akları göz bir kayık görüyorum
Dokunmamı istemiyor
Kim bakıyor mutfağın ve ruhunun penceresinden?
Uyuduğu inanılır bir vakum
Kardeşi kızlığıyla giriyor küçük seslerin anahtar deliğinden
__Yakamozlar üşüyor ayın eteklerinde
Ey azrail çoğul ruh!
Ey sonun tekrarı!
Tebessümü intaharın!