Kaypak Gecenin Sabahı
Ayrılık vaktiymiş bu pervasız gecenin
Ve aklımda kalan bin bir düzmecenin
El yordamıyla yoğrulmuş hınca hınç hamur
Pisliğini örtmek için mi bu yüzündeki çamur
Gök mavi deniz mavi sayıklardım önceleri
Oku oku bitiremedim sen yazan günceleri
Saat gece yarısını bilmem kaç geçe düşlerimin
Sabahı olmuyor kaypak gecelerimin.
Yay gibi kaşlarınla fırlatırken gözlerini
Yarım kaldı nutkumda sakladım sözlerimi
Sayfa sayfa yazasım var mis kokan saçlarına
Uzandım seyre daldım dağ gibi yamaçlarına
Ruhuma perde inmiş öğrendim cehaleti
Ne güzelde aydınlatır heybetinin asaleti
Vardiya değişirim yorucudur çalışmak
Çalışırken bir yandan yokluğuna alışmak
Vedaya ne hacet, durmuş zaman beklemekte
Kalbimin ritmi bozuk sık sık teklemekte