Kilitli İğne
bir isyanım bitmeyen
diri diri yanar tövbeler dudaklarımda
ne geçmişin ağırlığıdır bu içimdeki
ne de geleceğin tanrısallığını giyerim ruhuma
kan kırmızı bir noktayım
bembeyaz bulutların uzerinde asılı duran
neresinden bakarsan bak gökyüzüne
istenmeyen bir lekeden farksızım bu resimde
silinmek üzere olan bir ayak izi gibiyim dünyada
ardım yağmur
önüm fırtına
tek bir adım kalmışken hiçlikle- ölmek arasında
dikili bir taş gibi saplanıp kalmışım evrenin tam ortasına
ağırım olabildiğince
kendi kemiklerimi kırarcasına ağır
acıma inat yüklemişim tüm artıklarımı sırtıma
yarımım asla tam olmamacasına
sorma
sus sakın sorma
seni tutan halen ne diye bana
soruların kilitler iğneleri dudaklarıma
inler dururum sonra asla veremeyeceğim cevaplarımla
şimdi git
git sakın arkana bile bakma
bu ilk yüzleşmem degil içimdeki karanlıkla...