Masalım
yoruldum artık...
eski bir radyoda,
eskilerden kalan bir şarkı gibi içime fısıldadığım cümleler.
arkası yarın dedirten,
yaşanmışlıkların ölesiye merak edilen sonlarını yaşıyoruz cümbür cemaat.
ben bu sahneyi görmüştüm ve kimsenin keyfi kaçmasın diye söylemiyorum
oynanan oyunun son perdesini.
her yiğidin gülümseyişi biraz burukluk taşır aslında,
dudak kenarında, sus payı olmayan cümlelerin, tehditkar duruşunda.
hani diyorum!
biri alsa beni, alsa ve vursa kemanın tellerine
hangi şarkıyı çalardık acaba koyun koyuna
içerler miydi kimileri hesapsızca
veya
gözleri dolar mıydı geleceğimin,
geçmişimden taşıdığım günlere.
siz söylediklerime aldırmayın
vurun yumruğunuzu masaya, sövün gelmişime, geçmişime
hani tartıya bıraksam sizi çırılçıplak, yüreğiniz kaç gram gelir
sırtınızda bir kambur, göğüs kafesinizde bir ağrı
anladım!
kuş yüreği bile size fazla gelir
bir bulut gördüm havada ve bir leylek
beni onlar getirmedi amma
ne zaman görsem, inanmak isterim leyleğin masalına
vay be!
demek ki büyümemişim daha