Sadece Bir Gün Benim Gözümden Bakabilseydi Tanrı
Sadece bir gün benim gözümden bakabilseydi tanrı
Kör olmak isterdi! En samimi
Ve akabinde geri sarardı tüm evreni
-Ah pardon tanrı zaten zamandı değil mi?-
Ve akabinde geri sarardı kendisini
Mesela...
Bu sefer insanlar için bu kadar ümitli olmazdı
Bir tamam belki iki
Ama dört peygamber göndermezdi
'Ben size düşünme yetisi verdim ve bir yol gösterdim'
Bu daha gerçekçi!
Kendi yağında pişen ya da kızgın yağa düşen
Bariz bir sınır çekilirdi o zaman aralarına,en adili
Mesela...
Bu sefer cennet ve cehennemden bahsetmezdi
Belki sadece adlarını verir detaya girmezdi
İnanan ya da ibadet eden,o zaman en samimi
Korku imparatorluğu şakşakçılarının olmadığı bir dünya
Ya da ödül pohpohçularının
Ne kadar dürüst olurdu,ne ala
Mesela...
Bu sefer daha keskin kullanırdı adalet kılıcını
Dünyada başka bir an'ı ya da ahireti beklemezdi
Hemen ve o an
Ne kadar düzenli
İşte bu sömürücülere layık disiplindi!
Sadece bir gün benim gözümden bakabilseydi tanrı
Kör olmak isterdi! En samimi
Ve silerdi tüm renkleri
Zaten hangi renk siyah olmadı ki?
Para yeşili renk harici
Mesela...
Dört ana yönde büyük elmas ocaklarına 'ol' derdi
Ve insanoğlu kıblesini yitirirdi
Kendinden hariç dinlere saygı duymayan yobaz
İman'ı bir kendine miras zanneden düşkün
Abdest bilmeden dilinden kelam düşürmeyen sömürücü
Hepsine dört kol verirdi
Kıbleyi göster deyince kulu rahat etmeli!
Sadece bir gün benim gözümden bakabilseydi tanrı
Kör olmak isterdi! En samimi
Ve sustururdu tüm sesleri
Hangi ses küfür olmadı ki?
Sadece bir gün benim gözümden bakabilseydi tanrı
O günü bitirmezdi
Kendi gözlerine dönerse ölürdü,öldürürdü kendini
Çünkü görmüştü en büyük eserinin ihanetini!