Yarma Beni Yarma İstanbul
Yarma beni, bıçak bıçak yarma İstanbul.
Bak çınarlar, narçiçekleri,
Mor salkımlar, begonyalar
Ve nice umutlarla sana gelen
Ak kalpler gibi dokundukça kanıyorum.
Yarma beni bıçak, bıçak yarma İstanbul.
Eğleme beni, eğleme İstanbul.
Fenerlerin karaya çakılmış,
Her yanım yaralı duvar.
İçimde solan zeymuranlar, Semenler.
Bu yolcular boşuna bekler.
Şalupa'lar Boğaz'da pusulasını kaybetmiş diyorlar.
Eğleme beni, eğleme İstanbul.
Yiten beni bulmak için geldim sana İstanbul.
Sorma kim olduğumu, sorma bana.
Ben de bilmiyorum kim olduğumu.
Ama bir zamanlar
Kimi bir deli, kimi bir âlim,
Kimi bir şair koymuşlardı adımı.
Ben kimim, bilmek istiyorum.
Anlat beni bana, anlat İstanbul.
Ağla İstanbul ağla.
Asil beylerin hanım sultanların,
Bir bir koyup gitmişler.
Onurlu caddelerin, pırıl pırıl sokakların,
Şirin hanelerin, süslü kaldırımların,
jigololarla, pezevenklerle, fahişelerle,
Avamlarla, taşralılarla dolup taşmaktadır .
Ağla İstanbul ağla.