Zihin Kurmacaları
Aklımda kalan kalmayan
Ölen ölmeyen düş fişlerini asıyorum akıl panoma
Fikrimin cebinde kalan sözcüklerden
Şiir sarması yapıyorum yemek için kafiyelerini
Çıldırasıya ifadelerden sıyrılan zihin örtülerim
Gecenin beynine dokunurken dökülüyorum
Kimi yazmalı, kimi yazmamalı...
Deliveren düşün kucağında ölü bir kanat
Çırpılmaya görsün öldürülür kâinat
Nefesimin nesne düzen çekilmelerinde dalgalarım
Denizin gözünde kalan tebessümü doğuruyorum
Efendisine selam tutkuların
Kırbaçların şakırdamalarına selam
Ateşime armağan bir şeytan söndürüyorum
Ne düşünsem, düşünmesem
Enfeshane kulaçlardan çıkan merhabasız sultan
Tahtı aklımda nasipsiz, rengi çekilmiş salatam
Taşırılmış göğe yağmur fırlayınca, incelince
Bulutların dudağında bir tükürük bir vesvese
Hayra şerre düşen neslin göbeğindeki deliğim
Deliyim ben bir deliyim, ömrüme dalavereyim
Gözlerimin kaflarına amaçsız tırmanıyorum
Nerdeyim, nerde değilim
Düşünmeli bir sesi sedasından önceden
Cenge düşmüş canı sehven öldürülmüş pençeden
Bir hayal gömüsü buluyorum
Kadına ve erkeğe yaratılmış bir dünyadır cennetler
Cehennemi döndürüyorum şehvete
Bütün hoşçakallarımı şahit tutuyorum
Zamanın kaderi zonklatan zamane merhabaları
Cehle düşmüş zekâ bulamaları
Ve parkadan sıyrılan kar kadar kardelen düşleyen
Hayatın mevsim dağıtan tebaaları
Omuzlarda ağır kalmış cesaret
Zor olsa gerek iğrenmeden iğnelenmiş yaşamı
Bir yüzün acısından getirmek...
Tereddütsüz ve retsiz
Sonramı önceliyorum....