Bilmukabele 4
Bağrımda ateş ile özlemin kavruluşu
Ardına hiç bakmadan böyle gitmek var mıydı
Demişsin:"Semâ gibi yağmur olup ağladım"
Oynayan gölgelerle gel kal kalabilirsen
Aşkla dolan ruhumu gel çal çalabilirsen
Bu hazin satırlarla yüreğimi dağladım
Yaptıkların yanına kâr mıydı zarar mıydı
Talan olmuş sevdâmın kaçıncı savruluşu
Kirpiklerinden düşen her yağmur mübadele
Demişsin: "Yara derin..." bil ki bilmukabele
Yüreğimde büyüyen hicrânın gonca gülü
Sözyaşı kifayetsiz uykusuz gecelerde
Yalnızlığın nidâsı bu dört duvar içinde
Kırılır mı merdiven kırkından sonra söyle
Hani ne zor çıkmıştık bıraktın beni böyle
Yankılanır hayâlin yokluğu var içinde
Özlemin derin sızı kuytusuz hecelerde
Gözlerime indirdi ansızın siyah tülü
Düşler bağbozumunda zemherî mücadele
Demişsin: "Yara derin..." bil ki bilmukabele
Her kelime göçüyor kalemini unutup
Bir solukta bitiyor ömür dediğin nedir
Söylediğin sözlerin hepsi de yalan mıydı
Kağıda düşen mecruh ayrılmaya hevesin
Kulağımda çınlıyor "gitme kal" diyen sesin
Yürüdüğün yol muydu yarıda kalan mıydı
Bu yaralanan yazgı sanma sakın muktedir
Gözlerimdeki yağmur verdiğin hazân mektup
Muştusuz o mektubun ömre hazin belbele
Demişsin: "Yara derin..." bil ki bilmukabele
Damıtılmış yekpare hüznün acı vuslatı
Gözyaşların dökülmüş safran rengi yaprağa
Elbette bir gün döner karanlık koğuşuma
Meğerse hiç sevmemiş böyle çekip giderken
Göçtüğü yollarına mayın ekip giderken
Kelebek kozasında aydınlık doğuşuma
Sanki yaşarken girdim dipsiz kara toprağa
Bu yazdığın hezeyan hayatımın cellatı
Hani ölüm de olsa gidecektik el ele
Demişsin:"Yara derin..." bil ki bilmukabele