Taş Olsun Kalbim
19:28
şimdi/öylesine
yine ona....
şimdi akşamda
bir hicaz geçişidir ömrümün bütün hikayesi
ve bazen
gecenin kendisi yara olur
yüreği kırık insana
zulmetçe
yalnızlığımı kurşunlar durur
sokaklar da ki kirli gölgeler
eylül de geçiyor bak yavaş yavaş
hani o en sevdiğimiz ay
oysa kuşlar ısmarlamıştım sana gülüşüne göçen
biraz mavi biraz da ılıman
sana yalnızlığımı getirecek
sana ölmüşlüğümü
peşim de seyri bozuk bir takvim
bak
yine sensiz bir yağmur mevsimi
bildiğin düpedüz bir yalnızlık bu
hani
sorgusu ciğerimi deşen
yüzüme yağmur düşse
hani inceden
oturup ben hep seni düşünürüm
ey kalbime acıyı koyan
usulca çökerken akşam
erken uyanır yalnızlık göğsüm de
avuçlarım da ay ateşi
ey kalbime acıyı koyan
aynada ki surettim de
bütün intiharlardan sürgün
artık sadece yaşayan bir ceset görüyorum
bir yaşam savaşı için de
etimden tutta tırnağıma kadar
yani her zerrem de
en ölümcül korkuydu seni kaybetmek
ve
bir gülün yangın rengiydi belki de seni sevmek
ve külleriydi kalbimin ardından hoyratça savrulan
belki de bir ömür?
can evim de
başka bir can
can çekişiyor sanki
hiç durmadan
unutma
kalıbın da yüreği olmayan da var
kalıbına yüreği sığmayan da
unutma
gözlerin de bir âh/alnın da bir günah kalacağım
aynı tezgahtan geçiyoruz hiç bilmeden
giden gelen
iyi kötü
güzel çirkin
şayet unutursam seni
unutursam şayet
taş olsun kalbim