Sızı
Bu yazı, 09.03.2021 tarihinde günün seçkisi olarak öne çıkarılmıştır.
Aniden derin uykusundan irkilip sancıdan uyuşmuş olan sağ kolunu kıpırdatmaya çalışırken saatin kaç olduğunu anlamaya çalışan uykulu gözlerle telefonun saatinin 4:30’u gösterdiğini fark etti.
Annesine 24:30’da verdiği iki tansiyon ilacı nasıl bir etki yaratmıştı acaba, tansiyonu çok düşmüş olabilir miydi? Pek sanmıyordu ama, nerden çıkmıştı bu virüs salgını, normal şartlarda annesinin hipertansiyonu 22 olduğunda acil müdahaleler esnasında doktorlar iki saat ara ile tetiklerin sonucuna bağlı olarak verdikleri ilacın dozunu kendisinin bilmesi mümkün değildi.
Kafasındaki soru işaretinin kendisini uyutmayacağını anladığında yatağından doğruldu, annesinin dairesinin anahtarlarını alarak merdivenleri inmeye başladı.
Kapıyı açarken annesini gecenin bir vakti korkutmamak adına yaşadığı ikilemle ‘gece muhakkak seni kontrole gelirim’ dediğini anımsayarak yavaşça girişteki lambayı yaktı, yatak odasına doğru ilerleyip dikkatli bir şekilde odanın ışığını açarken annesine seslendi.
Işığın yanması ve kızının sesini duyan annesi her zaman alışık olduğu durum karşısında şaşkın olmayan bir ses tonu ile ‘neden uyumadın sen halen’ sorusuna ‘uyudum anneciğim, yarım saat önce uyandım, tansiyonunu merak ettiğim için tekrar uyuyamadım’ derken saat 5:00 gösteriyordu.
Tansiyon aletini annesinin koluna takmış ölçmesini beklerken ‘offf, neden uyandırdın beni’ diyen annesinin sözleri karşısında hiçbir şey söylemeden yaşadığı duygu karmaşasını anlamaya çalıştığını fark etti.
Annesinin tansiyon değerlerinin iyi olduğunu görmenin huzuru ve yüreğindeki tarifsiz sızı ile ‘iyi geceler anneciğim’ diyerek odanın ışığını kapattı.
Firdevs Şahin