Necla.jpg
fiş kuyusunun dibi kuyruğundan uzun, -siz
ip bir kafiye tutkusu
kayyumda yılan; -ki koynumda!
eski dilde yılan
bknz: yatakta gizli türeyen
kımıllı kımıl kıl kılçık
sürüklenme süreksizliği -eğriyen
seğirten iki şeyin tek anlamı
üç harfli bir adın anlamsızlığı
ona eşlenen bir dna sarmalı
kuşağına çatan; ki çatallaştırılan dilin
kekresinde zehredilen
yer değiştiriyor her şey
anlamsız bir boşluğun bâtıl ve göçebe hikâyesinde
dinler dinler içinde
dinler, dinler içinde
ben içimde benim içimde bensiz ırak
sevişen ve küfreden
kültleşen bir filmin altyazılı çevirisinde
kafa bulan o insanlar sanki kısık kısık kıh kıh kıh
güler gibi
sesini hiç duymadınız mı
ya da benim...
kaderime uyarlanan her senaryoda başkatil ben!
beni izlerken kınayan insanların kınaşan o hâllerinde
her baharda uyanınca olursan neclâ
gör ki saklı olan hâlâ sır, bilinen muamma!